| 24 Kasım 2008, 13:57:35 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« : 24 Kasım 2008, 13:57:35 » |
|
DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum. Bütün çiçekleri getirin buraya. Öğrencilerimi getirin buraya, getirin buraya, Kaya diplerinde açmış çiçeklere benzer Bütün köy çocuklarını getirin buraya. Son bir ders vereceğim onlara. Son şarkımı söyleyeceğim, Getirin, getirin... Ve sonra öleceğim.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum, Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum, Kaderleri bana benzeyen, Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları, Geniş ovalarda kaybolur kokuları... Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri, Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin, görün beni, Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum, Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini, Bacımın suladığı fesleğenleri, Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini, Avluların pembe entarili hatmisini, Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın, Aman Isparta güllerini de unutmayın, Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum. Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum, Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım, Ben bir bahçe suluyorum gönlümde, Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden Ne güller fışkırır çilelerimden, Kandır, hayattır, emektir benim güllerim, Korkmadım, korkmuyorum ölümden, Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum, Baharda Polatlı kırlarında açan, Güz geldi mi Kop dağına göçen, Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen, Muş ovasından, ağrı eteğinden, Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden Çiçek getirin, örtün beni, Eğin türkülerinin içine gömün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum. En güzellerini saymadım çiçeklerin, Çocukları, öğrencilerimi istiyorum, Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini, Köy okullarında açan gizli ve sessiz, O bakımsız ama kokusu eşşiz çiçek, Kimse bilmeyecek seni, seni kimse bilmeyecek Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum, Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum, Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın, Tarümar olmasın istiyorum, perişan olmasın, Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım, Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim, Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum. Okulun duvarı çöktü, altında kaldım, Ama ben dünya üstündeyim, toprakta, Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta, LÇile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım, Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir. Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya. Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Ceyhun Atıf KANSU
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 13:58:16 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #1 : 24 Kasım 2008, 13:58:16 » |
|
ARKADAŞLAR MERHABA Sizden sonra da dolup boşalacak bu sınıflar Duvarlara, sıralara sindi şimdiden Umudunuz, sevinciniz, düşleriniz Mezun olup gidiyorsunuz ya Hep kulaklarımda çınlayacak sesiniz
Ben asık yüzlü hocanız Arif Ay Çantası kitap, yüreği şiir dolu Kucaklarcasına hepinizi: MERHABA! Bu hafta kaç kitap okudunuz diyerek Yine her sabah mahcup bakışlarınızdan öpeceğim
Hayat ebedî hayata eklenince tamamlanır Bu yüzden dersler de bitmeyecek Son şiirler gibi yarım kalacak Uzun bir nehirdir anılarımız Hep aramızda akacak
Sizler gibi bir gün Ben de mezun olacağım Özledikçe her birinizi Yorgun gözlerimle Yıllığınıza bakacağım
Arif AY Başkent Ün. Öğretim Görevlisi /ANKARA
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 13:59:05 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #2 : 24 Kasım 2008, 13:59:05 » |
|
ATATÜRK VE ÖĞRETMENİM Sevgili öğretmenim Heyecanla beklerdik seni her sabah "GÜNAYDIN" derdin, seslerin en güzeliyle, "BUGÜNKÜ KONUMUZ" diye, başlardın söze Kara tahta Önünde akbilgilerle Çırpınırdın, birşeyler öğretmek için bize.
"BAYRAK" derdin öğretmenim Heyecandan dalgalanırdı sesin BAYRAK gibi "ATATÜRK" deyince coşardın sen Yatağına sığmayan IRMAK gibi.
"ATATÜRK" deyince öğretmenim Nefes almaz seni dinlerdik Anlatırdın hayatını devrimlerini Cepheden-cepheye koşardın sen Daha bir büyürdün gözümüzde Sanki ATATÜRK'Ü yaşardın sen.
Ellerinden öperim öğretmenim. En güzel duygularla en güzel bilgilerle Yetiştirdin bizi Şimdi içimizde inanç başımızda BAYRAK Bu Yurt sevincimiz tasamız bizim ATATÜRK ilkeleri en büyük yasamız bizim ATATÜRK yolundan dönmeyiz biz MEŞ'ALEMİZ ATATÜRK sönmeyiz biz...
Özkan GÖNLÜM
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 13:59:39 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #3 : 24 Kasım 2008, 13:59:39 » |
|
BAŞÖĞRETMENİM Atatürk benim, Başöğretmenim. Ne öğrendimse Ondan öğrendim.
Yenilikleri Hep o düşünmüş Milleti için, Ağlamış, gülmüş
Çocuk kalbimle, İlk onu sevdim. Atatürk benim Başöğretmenim
Tarık ORHAN
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:00:34 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #4 : 24 Kasım 2008, 14:00:34 » |
|
BEN ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM
Ben öğretmen olmak istiyorum. Ben şâirimin mısralarında dil, Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül. Âşığımın sazında tel Öpülesi bir el olmak istiyorum: Ben öğretmen olmak istiyorum... Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit, Korkunun mayalandığı yerde yürek olmak istiyorum Ben öğretmen olmak istiyorum... Ben öğretmen olmasam diyorum! O zaman şu körpe fidan Nasıl öğrenecek, çiçek açıp meyve vermeyi? Şu gelinlik kızım, Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi, sevmeyi; Vatan için, millet için, bayrak için Göz kırpmadan ölmeyi? Sen öğretmen olmalısın kardeşim; Sen namussun, vicdansın, adaletsin... Sen müsbet ilimsin kardeşim Sen irfansın, inançsın geleceğimi aydınlatan... Sen buram buram tüten vatan-sevgisi Sen burcu burcu kokan Türklük duygususun Biz öğretmen olmalıyız kardeşim: Biz görmeyenlere göz, Duymayanlara kulak, Yürüyemeyenlere ayak atmalıyız... Biz şairlerimizin mısralarında dil. Genç kızlarımızın gergeflerinde nakış nakış gül. Âşıklarımızın sazlarında tel. Öpülesi bir el olmalıyız. BİZ ÖĞRETMEN OLMALIYIZ. .
Mustafa Nejat SEFERCİOĞLU (Millî Eğitim Dergisi)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:01:09 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #5 : 24 Kasım 2008, 14:01:09 » |
|
BEN ÖĞRETMENİM Şanlı bayrağımı görünce Okulumun gönderinde, Daha bir başka çarpar yüreğim. Her sabah açtığım kapının Bilgiye, sevgiye, doğruluğa açıldığını Çok iyi bilirim. Gelecek yetiştiririm, geleceğim için Çünkü; Ben öğretmenim Yeni nesil benim eserim!
Murat ŞENGÖNÜL İçören İlköğretim O. Md. V. Savur/MARDİN
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:02:04 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #6 : 24 Kasım 2008, 14:02:04 » |
|
BENİ EĞİTİN Eğitin beni, çocukluğumdan başlayarak Alfabemi öğretin bana. Çökmüş, yıkılmış umutlar içinde Gülmeyi, filizlenmeyi öğretin, Eğitin beni. Tutun kolumdan gezdirin toprağımın üstünde, Vatanımın dört bir yanını sevmeyi öğretin Eğitin beni. Çıkarın beni semalara uçmayı öğretin, Atın beni deryalara yüzmeyi öğretin, Eğitin beni. Güneşi gösterin bana yağmurlu günde, Kardeşliği öğretin, Suç aramayın geçmişte, dünde, Geleceği öğretin, Eğitin beni. Tutun elimdeki silâhı savaşmayı öğretin, Millet için milletçe yaşamayı, Korunmayı öğretin, Eğitin beni. İnsanlık içinde başımı dik tutmayı, Milletimle gurur duymayı, Yönetmeyi öğretin, Eğitin beni. Üzmeyin kısa bir ömür için Elime verilen meş'aleyi ufuklara
Ahmet VAHAPOĞLU Dumlusu Fatih İlköğretim Okulu Öğretmeni Of / TRABZON
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:02:55 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #7 : 24 Kasım 2008, 14:02:55 » |
|
BENİ DE GÖTÜR AYDINLIĞINA Öğretmenim İsrafil TURAN'a
İçimde ufkuma çizdiğin dağlar, Adına gül gibi uzanıyorum... Her çığlık kahrın önünde ağlar, Seni yüreğimle selâmlıyorum.
Nasıl gizler yüreğini bir çocuk, Islak yorganının karanlığına? Sığmaz düşlerime bu koca boşluk, Al beni de götür aydınlığına...
Ziller çalsın, yine sen dağları çiz, Sevginin rengine boya suları. Kucaklasın hasretimi bu deniz, Büyüsün ellerinde güneşin yolcuları.
Bütün yıldızları sersem geceye, Bütün çocuklara seni anlatsam, Adın sığmaz kurduğum her tümceye, Kıyametler kopar seni unutsam.
Nuri PEKÖZ Çavuşlu İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni Görele/GİRESUN
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:04:14 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #8 : 24 Kasım 2008, 14:04:14 » |
|
ELLERİNDE ÖPERİM ÖĞRETMENİM -I- Ellerinden öperim öğretmenim Binlerce öğrencinden biriyim ben Anne oldun baba oldun bana Okudum yazdım çok şey öğrendim Borcumu ödeyemem sana.
Ellerinden öperim öğretmenim Tebeşir tutan, kalem tutan ellerinden Ellerin öyle güzel ellerin, öyle sıcak Ya gözlerin öğretmenim ışıl-ışıl Sevgi dağıtırdın kucak-kucak.
Ellerinden öperim öğretmenim Benim için en büyük gurursun sen Bir söz duysam iyiye güzele dair Kalbimde vurursun sen.
-II- Ellerinden öperim öğretmenim "Daha dün annemizin kollarında yaşarken Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken..." Sen BAYRAK önünde topladın dizi-dizi ATATÜRK yolunda yetiştirdin bizi.
Ellerinden öperim öğretmenim Boşa gitmedi emeğin Kimimiz doktor olduk savaştık hastalıkla Asker oldu kimimiz canı Vatana feda Kimimiz mühendis oldu yol yaptı baraj yaptı İşçi olduk memur olduk emek verdik topluma Öğretmen oldu kimimiz karanlığı aydınlattı.
Ellerinden Öperim Öğretmenim Huzurlu ol düşünme bizi ATATÜRK yolunda dimdik ayaktayız Sesimiz daha gür yolumuz daha aydınlık Özgür esen rüzgarda dalgalanan al Bayraktayız.
Sevgili öğretmenim Senin için yazdım bu şiiri Binlerce öğrencinden biri benim Mübarek ellerinden öperim.
Özkan GÖNLÜM
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:05:38 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #9 : 24 Kasım 2008, 14:05:38 » |
|
KÖY ÖĞRETMENİ Ben bir köy öğretmeniyim, Anlımda ışık, Gözlerimde nur... Alıp götürmeyin beni şehirleri Götürmeyin ne olur.
Bir köy öğretmeniyim, Katıksız duygular içinde yaşarım. Çıplak ayaklar basar yüreğime, Onları tutar, okşarım.
Bir köy öğretmeniyim, Çaresizlik ekmeğim, keder gözyaşım, Umut ve sevgiyim çarpan kalplerde, Dağlardan daha çok yücedir başım.
Ben bir köy öğretmeniyim, Evlerde motif, dillerde destan Gölgesi düşer ay-yıldızın üstümüze, Ve gönüllerde büyür vatan...
Göktürk Mehmet UYTUN
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:06:39 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #10 : 24 Kasım 2008, 14:06:39 » |
|
ÖĞRENCİLERİME
Ne servet isteriz, ne mevki, ne şan Bize kuvvet verir, ağaran her tan Tesellimiz olur, taze bir fidan. Dugular yürekte nakış, nakıştır. Sizin varlığınız bize alkıştır...
Bazen gaz lambası, bazen loş ışık, Gözümüz ezelden buna alışık Bozkırlar üstünde açan sarmaşık.
Duygu pınarıyla ruha akıştır, Sizin varlığınız bize alkıştır.
Hep aynı sedalar kulağımızda, Bilgi demetleri kucağımızda... Al al gelincikler sancağımızda,
Bu nurlu yollardan göğe çıkıştır, Sizin varlığınız bize alkıştır.
Yılları bıraktık, çok gerilerde, Gençlik rüzgarları kalmadı sende İlim yağmuruyla pek çok siperde,
Emelimiz şimşek, şimşek çakıştır, Sizin varlığınız bize alkıştır.
Siz solmayan güller, yeşeren dallar, Ay yıldız üstüne işlenen allar. Seneler geçse de ayrılmaz yollar,
Tükenmez hazine, sıcak bakıştır, Sizin varlığınız bize alkıştır...
Süleyman ÖZBEK
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:07:23 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #11 : 24 Kasım 2008, 14:07:23 » |
|
ÖĞRETMEN A'dan başlar aydınlık, Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen. Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir, Yeryüzü ile el ele öğretmen
Göz gözdür o, uzakları görürüz Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden. Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep Çizer büyük değirmisini Uç olur da gergele öğretmen.
Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış 83 toprak ev, 83 acı duman, Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız, Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.
Bir ışık, bir ışık daha, Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür Nice istemeseler de, nice önleseler de, Uyandırır toplumunu İyiye, doğruya, güzele öğretmen.
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:08:22 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #12 : 24 Kasım 2008, 14:08:22 » |
|
ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM Ben, öğretmen olmak istiyorum, Ben, şairimin mısralarında dil Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül, Aşığımın sazında tel Öpülesi bir el olmak istiyorum. Ben, öğretmen olmak istiyorum...
Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit, Korkunun mayalandığı yerde yürek, Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum. Ben öğretmen olmak istiyorum...
Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak, Şu yetim çocuğa yanan bir ocak, Çorak topraklara yağan yağmur, Azgın sulara, bend, Mehmed'imin elinde çağlar açan kılıç, Ben ana, ben baba, ben Fatih, ben İbni Sina, Ben Mimar Sinan olmak istiyorum. Ben öğretmen olmasam diyorum, Kim ekecek tohumları toprağa.
Ben ressamımın elinde fırça, tualinde renk Bestekarımın en içli şarkısında nağme, Hattatımın, nakkaşımın elinde kalem; Ben Hoca Ali Rıza, Ben Itri, Leyla Hanım, Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben zehirli mantarların, Deve dikenlerinin, Ayrık otlarının boy attığı verimsiz bir toprak değil, Ben, Kırlarda elvan elvan çiçeklerin açtığı, Dağlarında hür kuşların uçtuğu, Pınarlarından susayanın içtiği, Yollarından yiğitlerin geçtiği Çiftçisinin başak, başak kardeşliği biçtiği Bir vatan olmak istiyorum; Ben, öğretmen olmak istiyorum.
Ben Hakk'a yönelen alınlarda nur, Vatan topraklarını çevreleyen sur, Mehmetçiğin göğsünde "iman" Gençliğimin damarlarında "asil kan" Bu zulme eğilmeyen baş, Ben vatan için ağlayan gözlerde yaş, Barışta güvercin, savaşta kartal olmak istiyorum; Ben, öğretmen olmak istiyorum.
Nejat SEFERCİOĞLU ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM 2 Ben, öğretmen olmak istiyorum, Ben, şairimin mısralarında dil Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül, Aşığımın sazında tel Öpülesi bir el olmak istiyorum. Ben, öğretmen olmak istiyorum...
Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit, Korkunun mayalandığı yerde yürek, Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum. Ben öğretmen olmak istiyorum...
Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak, Şu yetim çocuğa yanan bir ocak, Çorak topraklara yağan yağmur, Azgın sulara, bend, Mehmed'imin elinde çağlar açan kılıç, Ben ana, ben baba, ben Fatih, ben İbni Sina, Ben Mimar Sinan olmak istiyorum. Ben öğretmen olmasam diyorum, Kim ekecek tohumları toprağa.
Ben ressamımın elinde fırça, tualinde renk Bestekarımın en içli şarkısında nağme, Hattatımın, nakkaşımın elinde kalem; Ben Hoca Ali Rıza, Ben Itri, Leyla Hanım, Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben zehirli mantarların, Deve dikenlerinin, Ayrık otlarının boy attığı verimsiz bir toprak değil, Ben, Kırlarda elvan elvan çiçeklerin açtığı, Dağlarında hür kuşların uçtuğu, Pınarlarından susayanın içtiği, Yollarından yiğitlerin geçtiği Çiftçisinin başak, başak kardeşliği biçtiği Bir vatan olmak istiyorum; Ben, öğretmen olmak istiyorum.
Ben Hakk'a yönelen alınlarda nur, Vatan topraklarını çevreleyen sur, Mehmetçiğin göğsünde "iman" Gençliğimin damarlarında "asil kan" Bu zulme eğilmeyen baş, Ben vatan için ağlayan gözlerde yaş, Barışta güvercin, savaşta kartal olmak istiyorum; Ben, öğretmen olmak istiyorum.
Nejat SEFERCİOĞLU
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:09:29 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #13 : 24 Kasım 2008, 14:09:29 » |
|
ÖĞRETMENİN ÖYKÜSÜ Ben, köy öğretmeniyim, Dağ başında bulutların altında. Toprak kokar ellerim, Pantolonumda çamur lekesi var. Pis değil ki, vatan toprağı kokar, Kars'tan Edirne'ye kadar. Geceleri mum yakarım odamda, Yarın dokuz Ekim, Köyde bayram var. On beş kız, yirmi erkek kaydettim. Tüm anadolu'ya selamları var. Henüz kara tahtam yok, İlk harfleri tanelerle yazdırttım. Aydınlık A'dan başlayacak
O. Köksal MEMİŞ
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Kasım 2008, 14:10:40 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #14 : 24 Kasım 2008, 14:10:40 » |
|
ÖĞRETMENİN VEDASI Gidiyorum... Bir yanımda emeklerim, Bir yanımda Uçsuz bucaksız hayallerim. Sizlerde yaşayacak onlar şimdi. Bir damla gözyaşına kıyamadığım, İçimin derdi, saçımın akı çocuklar... Yavrularım...Evlâtlarım, Kınalı kuzularım, Avucu reyhan kokulu küçük dağlarım. Kiminiz büyüdü, heybetiyle Nam saldı, kâh korku yedi âleme, Hatta bana bile!... Kiminiz kurudu, kara saban arkasında Ufalandı eller, parçalandı yürekleriniz Toprakla beraber...Sevgisiz... Kiminiz, daha çiçek açmadan meyve verdiniz... Bu ihtiyarın derdi nedir bilir misiniz? Dört adam, Çıkacak mı benim dört kolluyu taşıyan?... Ve olacak mı acep öbür tarafta Yepyeni bir kara tahtam... Benimle zamanı gelince oynadın da hazla Alışamadığım dört duvar arasında ne işin vardı! Hep benden önce oradaydın ne yazın ne kışın vardı... İlk harfler, heceler, sözcükler derken Ve o mabede seninle gelip giderken Tutuştu ellerimiz birleşti gözlerimiz. Karga seslerinin rüzgârlara karıştığı bir son yazdı Son göz göze gelişimizde... Buruk tebessümlerinle beni ağlatmıştın ÖĞRETMENİM,CANIM....
Fatma AYDEMİR Asarcık Emirmusa Karaköseoğlu İlköğretim Okulu Öğretmeni / SAMSUN
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|