aLemizBiz-Forum > Eğlence ve Kültür > Şiir > AHMET TELLİ

PUANLI OKEY OYUNU
ALEMİZBİZ.COM - OKEY OYUNU - OKEY OYNA - OKEY SİTESİ - BEDAVA OKEY - OYUNA BASLAMAK İÇİN HEMEN TIKLA
Sayfa: [1] 2 |   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: AHMET TELLİ  (Okunma Sayısı 1266 defa)
16 Haziran 2008, 17:20:22
naz
Ziyaretçi
« : 16 Haziran 2008, 17:20:22 »

ÇOCUKSUN SEN

Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil

 Embarrassed  Embarrassed  Embarrassed

Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çılgın sağanak seni
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun
[/i]
« Son Düzenleme: 26 Haziran 2008, 23:56:18 Gönderen: ApocaLypse » Logged
26 Haziran 2008, 23:18:50
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 26 Haziran 2008, 23:18:50 »

ANISI BİZ OLALIM

Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiçbir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen

Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karatma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri

Bir arkadaş evinde uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi

Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar

Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen

 AHMET TELLİ
Logged
26 Haziran 2008, 23:21:41
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 26 Haziran 2008, 23:21:41 »

AŞK BİTTİ

aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.

Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da

Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım

Aşk da bitti diyordu ya bir şair
Aşk bitti işte tam da öyle

AHMET TELLİ
Logged
26 Haziran 2008, 23:26:43
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 26 Haziran 2008, 23:26:43 »

GÜLÜŞÜN EKLENİR KİMLİĞİME

Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de

Aykırı anlamlar arayıp durma
güz bitip sular köpürür de
kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur zaman her gece

Her gece yeni bir savaş baslar
acı ses olur, ses deli yağmur

Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim sokağı devriyeler basar
Bir de gülüşün eklenir kimliğime.

 AHMET TELLİ
Logged
26 Haziran 2008, 23:31:11
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 26 Haziran 2008, 23:31:11 »

ÖZLEMEDİM SENİ

Hiç özlemedim seni
Özlemek dostluktandır
dostluğundan öte bulmalıyım seni

Sıcaklığını bulmalıyım
dokunuşlarını, kenetlenişi
Terimizle sulanmalı yeryüzü
güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca

Apansız fırtınalar çıkmalı
sarsılmalıyım

Özlemek
yanında olmak isteğidir
gülüşünü görmek biraz da
Hiç özlemedim seni

Saçlarına gül takmam
bir ırmak gibi akıtırım ovaya
soluğunla yanar
dudaklarımın bozkırı

Akkor halindeki ufuk
bakır bir tel gibi eriyip gider
kraterler ortasında kalırım

 AHMET TELLİ
Logged
11 Temmuz 2008, 12:16:30
QueeN
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 11 Temmuz 2008, 12:16:30 »

SUSKUN'UN SAATİ

Susar kuşlar
Susar kent
Cadde...
Sokak...
Kurulur suskunun saati

Öpüşleri nasıl da soğuk sevdiğimin
Donup kalmış
Sevda kokanı bile sözcüklerin
Buz tutmuş şiir
Buz tutmuş türkü...
Kurulmuş suskunun saati

Gelinir sonra
Hem nasıl gelinir gör
Devinir tarihsel birikim denizi
Çatlar tohum...
Çatlar zaman...
Kırılır suskunun saati

Gör nasıl kırılır...
Logged
14 Ağustos 2008, 21:25:08
Faint
Newbie
*
Offline

Mesaj Sayısı: 2



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : 14 Ağustos 2008, 21:25:08 »

Gurbet Mutlaka Olacaktır

Gurbet ne ki yüzyılımızda
Demek de bir yabancılaşmadır
Çünkü varolduğu her yerde insanın
Gurbet mutlaka olacaktır

Sevda ile hasret varsa eğer
Zulüm varsa mahpusluk varsa
Ayrılıklar yakıyorsa içimizi
Gurbet mutlaka olacaktır

Solgun bir ışık altında yazılıp
Uçları yakılan mektupların
Yarısı ağıtsa yarısı türküdür
Ve gurbet mutlaka olacaktır

Bekleyişlerle direnen ömrün
Dağlamaktaysa bağrını hicran
Ve kıskıvrak sarıyorsa keder
Gurbet mutlaka olacaktır

Oyalı bir mendilin kanaviçesindeki
Sabrın kararttığı gül demetine
Usulca düşüyorsa bir damla gözyaşı
Gurbet mutlaka olacaktır

Gerçi taşbaskısı kitaplar
İşportaya düştükten bu yana
Hüzünden epey uzaklaştık
Ama gurbet yine de vardır

Suyun serin göğsüne daldırılan
Kızgın bir demirdir gurbet
Toplar bin yıllık duyarlıkları
Ve acıları hiç eskitmeden

Gurbet ne ki yüzyılımızda
Demek de bir yabancılaşmadır
Çünkü varolduğu her yerde insanın
Gurbet mutlaka olacaktır

II

Hiçbir şey gideremez iç sıkıntılarını
Memleketin şarkıları ve tütünü gibi
Ve usulcacık okşar
Karadeniz vapurunu nazım
Yanar elleri

Zamanın bağrında kanayan
Birer zakkumdur her sürgün
Hasretin elleriyle yoğurur hüznü
Ve kanatır gurbetin
Kadim yarasını

Dersim sürgünden öte birşey
Zilan bir kerbeladır aslında
Hala anlatır ki aşiret çocuklarına
Bir zulümdur gurbet
Zulümden de öte

Gurbet ne ki yüzyılımızda
Demek de bir yabancılaşmadır
Çünkü varolduğu sürece
Dünyada zulüm
Gurbet mutlaka olacaktır
Logged

06 Aralık 2008, 17:10:54
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 06 Aralık 2008, 17:10:54 »

AŞKLAR MI?

AşkLar mı diyordun,
anLadım
Senin incindiğin,
benimse
YoLLara düştüğümdür yeniden..

 AHMET TELLİ
Logged
06 Aralık 2008, 17:23:54
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 06 Aralık 2008, 17:23:54 »

BELKİ YİNE GELİRİM

DudakLarımı kanatırcasına ısırıyorum günLerdir
her sözcük diLimin ucunda küfre dönüyor çünkü
Bir gök gürLese bari diyorum bir sağnak patLasa
bitse bu sessizLik, bu kirLi yapışkanLık bitse
ama bir tufan az mı geLir yoksa yine de
yırtıLan ve parçaLanan birşeyLer oLmaLı mutLaka
hiç durmadan yırtıLan ve parçaLanan bir şeyLer

Oysa ne kadar sakin bu sokakLar ve bu kent
ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü

GidenLer nerde kaLdılar, özLedim güLüşLerini
bir kenti güzeLLeştiren yaLnız onlardı sanki
onLardı çocukLara ve aşka öLesiye bağLanan
kadınLarı güzeLLeştiren herhaLde onLardı
"Tükürsem cinayet sayıLır" diyordu birisi
tükürsek cinayet sayıLıyor artık
ama nerde kaLdılar, özLedim güLüşLerini onLarın

Uzun uzun bakıyorum kıvrıLan sokakLara
tek yaprak biLe kımıLdamıyor nedense
ve tek tek söndürüyor ışıkLarını varoşLar
aLnımı kırık bir cama yasLıyorum, kanıyor
kanımın pıhtıLarında güLLerin serinLiği
ve fakat bir ceLLat gibi yetişiyor pusudaki
DiLimin ucunda küfre dönüyor her sözcük

Yaşamak neLeri öğretiyor, düşünüyorum
okuduğum bütün kitapLar paramparça
çıkıp doLaşıyorum akşamüstLeri bir başıma
bir uçtan bir uca yaLnızLıkLar oluyor kent
buLvar kahveLerinin önünden geçiyorum
sırnaşık aydınLar, arabesk hüzünLer
bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma

SesLer gittikçe azaLıyor, kuşLar azaLıyor
ve ne zaman yoLum düşse vuruLduğun yere
kızgın bir haLka oLuyor boynumda o sokak
Hüznü yaLnız atLarımız duyuyor artık
biz çoktan unutmuşuz böyle şeyLeri
ama içimde bir sırtLanın daLgın duruşu
ve diLimin ucunda küfre dönüyor her sözcük

İçimde zaptedilmez bir kırma isteği
dizginLerini koparan bir at sanki bu
soLuksoLuğa kaLıyorum her sonbahar
ve sevgiLim ne zaman hoşgörüLü olsa
bir yolcuLuk düşüyor akLıma, gidiyorum
bütün gençLiğim böyLece geçip gitti işte
ama haLa bir şeyLer var vazgeçemediğim

Hangi duvar yıkıLmaz soruLar doğruysa
birgün geLirsek hangi kent güzeLLeşmez
şiirLerim bir dostun vuruLduğu yerde yakıLdı
geri aLmıyorum küLLeri yangınLar çıksın diye
DevriyeLer çıkart şimdi, bütün ışıkLarını söndür
sorduğum hiçbir soruyu geri aLmıyorum ey sokak
ve diLimin ucunda küfre dönüyor her sözcük

DudakLarımı kanatırcasına ısırıyorum günLerdir
bir gök gürLese bari diyorum bir sağnak patLasa
bitse bu kirLi ve yapışkan sessizLik, hiç gitmesem
oysa ne kadar sakin sokakLar, kent ve bütün yeryüzü
ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimLiksiz
BeLki yine geLirim, sesime ses veren oLursa bir gün

 AHMET TELLİ
Logged
06 Aralık 2008, 17:56:22
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 06 Aralık 2008, 17:56:22 »

Gidersen YıkıLır Bu Kent

Gidersen yıkıLır bu kent, kuşLar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deLtasında
YanLış adresteydik, kimsesizdik beLki
Sarışın bir şaşkınLık oLurdu bütün ışıkLar
Biz mi yaLnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken

Gidersen kim suLar fesleğenLeri
KuşLar nereye sığınır akşam olunca

SessizLiği dinLiyorum şimdi ve soLuğunu
Sustuğun yerde bir şeyLer kırıLıyor
BekLeyiş diyorum caddeLere, daLıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs durakLarına
Öpüştüğümüz her yer adınLa anıLıyor
Birde seni ekLiyorum susuşLarıma

SeLamsız saygısız yürüyeLim sokakLarı
BeLki bizimLe ışıkLanır bütün varoşLar
Geriye mapushaneLer kaLır, pasLı soğukLar
Adını biLmediğimiz dostLar kaLır yaLnız
Yüreğimize aLırız onLarı, ısıtırız
Gardiyan oLamayız kendi ömrümüze her akşam

Gidersen kar yağar avuçLarıma
Bir ceyLan sessizLiği oLur burada aşkLar

FiyakaLı ışıkLar yanıyor rekLam panoLarında
Durmadan çoğaLıyor faiLi meçhuL cinayetLer
Ve öLü kuşLar satıLıyor bütün çiçekçiLerde
MenekşeLer nergisLer yerine kuş öLüLeri
Bir su sesi bir fesLeğen kokusu şimdi uzak
YangınLarı anımsatıyor genç öLüLere artık

BuLvar kahveLerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahaneLere
Bu kentin künyesi beLLidir artık ve susuşun
İsyan oLur milyon kere, hiç biLmez miyim
SokuL yanıma sen, eLLerin sımsıcak kaLsın
DevriyeLer basıyor karartıLmış evLeri yine

Gidersen yıkıLır bu kent kuşLar da öLür
Bir tufan oLurum sustuğun her yerde

Ahmet TeLLi
Logged
10 Aralık 2008, 23:31:23
Eren
Sr. Member
****
Offline

Mesaj Sayısı: 430


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : 10 Aralık 2008, 23:31:23 »

cok guzel paylasımın için tşk
Logged
12 Aralık 2008, 20:41:47
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : 12 Aralık 2008, 20:41:47 »

cok guzel paylasımın için tşk


ben teşekkür ederim değerLi yorumun için..
Logged
01 Ocak 2009, 01:08:41
Faint
Newbie
*
Offline

Mesaj Sayısı: 2



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : 01 Ocak 2009, 01:08:41 »

hüznün isyan olur..

Suya düşen bir karanfiLse yüreğin 
bırak kendini ırmağın türküsüne güLüm 
vursun seni o taştan bu taşa 
o çağLayandan bu çağLayana 
Kavgadan uzak kaLmışsan 
sevdadan da uzaksın demektir 
devinmez yüreğinin mağması 
çatLamaz sabrın kara taşı
 

Logged

14 Ocak 2009, 01:28:12
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : 14 Ocak 2009, 01:28:12 »

BİTEN BİR AŞKTAN SONRA


Hiçbir şey daha kötü oLamaz
Kötü biten bir aşk sonrasından
AhrazLaşırsın, göLgeLenir nesneLer
Her teLaş ıssızLık taşır biraz
KabahatLi bir çocuk gibi çıkarsın
Sokağa, ki sokak pusLu, aLıngan
KaLbinden daha tenhadır dünya

Tenhadır sığındığın bütün kıyıLar

Odan dağınıktır, tütün kokuyordur
Okusan da diLsizdir kitapLar
Bir fotoğraf düşer ansızın
Cam kesiği güLüşLerdir kanayan
Pencerende soLgun bir ayışığı
Mahçup bir duruşLa bakarsın
Susarsın. Sükût iyi geLir beLki.
Logged
14 Ocak 2009, 01:43:14
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : 14 Ocak 2009, 01:43:14 »

SUÇLAMA BENİ


Suçlama beni
böyle bırakıp
gidiyorum diye
bağrımı yakan
bir yaradır
bu ayrılık şimdi

Bil ki kanımdadır
sevişmelerin yangını
öylece girerken
gecenin bağrına
taşıyorum sımsıcak gülümşeyişini

Yaşanan günler
hayatı oyarak
gedikler açıyor
durulur mu artık
durgun sularda
bekleyerek seheri

Talan ediliyor
bahar ve aşk
öyle bir soyun ki
duracak gibi değil
vurmazsak eğer
kendimizi yola

Yaşamak zorunlu
kurtarılırsa eğer
bahar ve aşk
ve şimdi hayat
acı yeşil
bir kader renginde

Hayatın ve sevincin
kaderinin altettiği yer
kavganın ortasıdır
ki umudun çiçeklenişi
aşkın
yengisidir bu

Söylenecek bütün sözler
sevincin ve sevdanın
savunulmasına dairdir
ve şimdi onlar
yaralarını saracak
birilerini beklemektedirler

Ey anısıyla
kalbimi yakan
kederlenme hemen
ve suçlama beni
böyle bırakıp
gidiyorum diye..
« Son Düzenleme: 14 Ocak 2009, 02:08:53 Gönderen: naz » Logged
Sayfa: [1] 2 |   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
SOHBET PUANLI OKEY OKEY OYNA
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.08 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu