| 04 Mart 2009, 12:31:00 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #15 : 04 Mart 2009, 12:31:00 » |
|
KaLbim KatLanma Bu Dünyaya
Anılar biriktikçe sisleniyor aşklarda Yitiriliyor serüven duygusu ki o zaman Şeytanımı koluma takıp gitmeliyim Yeni bir cehennem kurmalıyım kendime Hep kendini yineliyorken sesler, kokular Gittikçe birbirine benziyorken dünle bugün Ölümsüz olmak kadar ürkünç birşey Bu dünyaya alışmak duygusu
Sonsuza kadar sonsuzluğa asılı kalmak Tanrılara ödül, insanoğluna cezaysa Kalbim, bağışlanmayacak birşey yap Katlanma kendine ve bu dünyaya
Kalbim, ödünç say sana ayrılan ne varsa Geri vermiştin dinini Dilini de unut artık Aztektin yahut Kürt, hüznünse Kızılderili Geri ver ne kalmışsa sende, umutların dahil Hiçlik, o sezdiren keder Buydu senin payın Duyumsa sülfürün yarışını Seni vur, seni bekleme, seni tarihsiz kıl Bir kartala parçalat seni kayalara zincirleyerek Kurbanla kurban eden bilinmiyor tarihe bakarsan Bir efsaneydi yaşamak, sen de bilmiyorsun bunu Medyomdu kimya, bir senfoninin diliydi belki Yeni cehennemler kurmuştuk bilinebilir şeylerden Sözünü tut artık, seni tarihsiz kıl Ve katlanma bu dünyaya ey kalbim
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 04 Mart 2009, 12:37:06 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #16 : 04 Mart 2009, 12:37:06 » |
|
Söz / De Sararır
Olur, aramam seni ve kimseyi Anıları pas tadında bırakırım Konuşacak ne kaldıysa kalsın Susmaktır birşeylere saygılı kılan
Ayrılık da bir olanaktır bilirsin İnce bir sis, bir hüzün örtüsü Dumanlı bir ıslık yakışır şimdi Dudaklarıma, bırakıp giderim
Söz / de sararır biterken bir aşk Kediye iyi bak, çiçekleri sula Diyorsam da aldırma sözlerime Alışkanlık işte başka birşey değil
Söz / de sararır biterken bir aşk
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 02 Ağustos 2009, 21:32:37 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #17 : 02 Ağustos 2009, 21:32:37 » |
|
AyrıLık Ayracı
Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun, Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın. Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi, Ve ne kadar az konuşur olduk günboyu. Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor, Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde.
Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada, Kirletilmemiş bir bulut bile yok artık. Böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda, Yaşadığın kent de sana benziyor gitgide. Ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor, Ya da erteletiyorum biletimi son anda.
Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam, Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin. Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık, Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek. Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi, Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık.
Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için, Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara. Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr, Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada. Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı, Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü.
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor, Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde. Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu, Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa. Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın, Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını.
Ahmet TeLLi
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 02 Ağustos 2009, 21:37:27 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #18 : 02 Ağustos 2009, 21:37:27 » |
|
Hiç Kimse
Hiç kimse bir aşkı, Onarmaya kaLkmasın. KaybediLmeye değer, En güzeL anında; BitiriLmişse eğer..
Ahmet TeLLi
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 03 Kasım 2009, 12:43:57 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #19 : 03 Kasım 2009, 12:43:57 » |
|
Sormuyorum Artık
Sesim soğuk bir sis Gittikçe grileşen dalgınlıklar oluyor Sormuyorum bir yolculuğa kimle çıkılır Ve kim yırtıp atabilir elindeki son dönüş biletini de Tüm yalnızlıkları mümkün kılan birileri olmalı Ya da kalbini kederle onaran bir göçebe Özlemek o zaman bir çığlık olabilir belki, bir çığlık Sormuyorum artık biliciye de, bilgine de Aşkın darası nedir Ve mutsuzluk mümkün müdür ki o, Bir kırlangıç ikindisiydi belki de, gümüşte ve hüzne gizlenen
Ödünç sevişlerden bize kalan sonsuz grilikler oluyor yalnız Ve bir çocuğun hüznüne kazınıyor, gülüşlerimizin paramparçalığı Sesimin sislenmesi bundandır
Karşılığı yok hiçbir acının Herşey gölgesi kadar ağır Sormuyorum artık sormuyorum Hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|