agassi
Full Member
  
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 202
Üyelik Bilgileri
|
 |
« : 04 Ocak 2010, 21:22:13 » |
|
Şark ile Garp’ın apaçık cilveleştiği, denizin fütursuz bir yosma gibi kalça kıvırdığı, Bizans anılarının Osmanlı sokaklarında nefeslendiği, aşkın bin bir türlüsünün birbirine değip de geçtiği bir şehr-i İstanbul ki, anlatmakla da bitmez, yaşamakla da… Bir parçası olup parçalanmak gerekir.
Yaşlı Pera’nın ara sokaklarına dalıp meyhanelerinde bir iki duble rakıya bulanmak, Rum mezelerini tatmak, masalar arasında dolanan çingene kızdan bir gül satın almak, köşe başındaki kitapçıya uğrayıp zamanı unutmak, Balık Pazarı’nda mevsim meyvelerini koklamak, kilise çanlarının ezan sesine dalgalanmasını dinlemek gerekir…
Sonra Süleymaniye’ye gidip Sinan’a bir kez daha bakmak, Çemberlitaş kalabalıklarına karışıp renkler ve insanlarla kaybolmak, Kapalıçarşı’ya girip Şark’a değmek, Mısır Çarşısı’nda İpek Yolu’ndan geçmek, sonra Eminönü’ne inip Galata Kulesi’nin denize bakışını seyretmek gerekir…
Siz İstanbul’da yürürken şarkılar çalınır yüreğinize usul usul, bangır bangır…Aşk kokar İstanbul’un şarkıları, ihtilal kokar, ihtiras, şehvet, acı, hüzün, hasret kokar, küf kokar, yenilik kokar, pis kokar, melek gibi kokar, hayat gibi kokar İstanbul’un şarkıları. İstanbul hayattır çünkü ve hayat İstanbul’dur.
İstanbul’un şiirleri martıların kanat sesindedir kimi zaman, kimi zamansa bir sokak çocuğunun yediği midye dolmasındadır. İstanbul’un şiirleri, balkonlar arasındaki çamaşır iplerinde dalgalanır kimi zaman, kimi zaman bir fahişenin pembe etekliğinde saklanır. İstanbul’un şiirleri denize bakar kimi zaman, kimi zaman saray bahçelerinin fısıltılarına dolanır.
Öyle bir İstanbul’dur ki bu, her şeyinizi alır elinizden aç gözlü bir tüccar gibi. Öyle bir İstanbul’dur ki bu, huysuzluklarıyla lanet ettirir size kaprisli bir aşık gibi. Öyle bir İstanbul’dur ki bu zamanınızın çoğunu alır elinizden sessiz bir hırsız gibi. Ama siz öyle bir İstanbul olmuşsunuzdur ki artık, başka bir şehre sevdalanamaz yüreğiniz. Başka bir şehir sığmaz yüreğinize. Ve siz sığmazsınız başka bir şehrin caddelerine.
İstanbul’a karışmak lazımdır velhasıl. Pierre Loti’de günü uyandırmak, Hisar’da menemen yemek, Ortaköy’de tavşan kanına tavla karıştırmak, Bebek’te bir yudum deniz içmek, ve Salacak’ta güneşi uyutmak gerekir…
Aşk kokar İstanbul’un şarkıları, kadın kokar, hasret kokar, dua kokar, sevda kokar, küfür kokar, İstanbul kokar. Ve siz yürürken şarkılar çalınır yüreğinize, usul usul, bangır bangır. İstanbul’un şiirleri martıların kanatlarına takılmıştır, gelir yüreğinize dolanıverirler. Ve siz İstanbul olursunuz artık, İstanbul siz olur.
İstanbul’u sevmek lazımdır velhasıl, İstanbul’u sevmezse gönül, aşkı ne anlar…
Selcen Dogan
|