aLemizBiz-Forum > Eğlence ve Kültür > Şiir > NAZIM HİKMET

PUANLI OKEY OYUNU
ALEMİZBİZ.COM - OKEY OYUNU - OKEY OYNA - OKEY SİTESİ - BEDAVA OKEY - OYUNA BASLAMAK İÇİN HEMEN TIKLA
Sayfa: 1 [2] |   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: NAZIM HİKMET  (Okunma Sayısı 1279 defa)
14 Mayıs 2009, 14:01:46
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : 14 Mayıs 2009, 14:01:46 »

Bir aşk için yapabiLeceğin her şeyi yaptığına
  inanıyorsan ve buna rağmen haLa yalnızsan, için rahat olsun.
  Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
 yaptıkLarın onun dudağında hafif bir güLümseme
  yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
  Sen kendini paraLarken o her zaman bahaneLer buLmaya hazırdır.
  Hani ağzınLa kuş tutsan  "Bu kuşun kanadı neden beyaz değiL?"
  diye bir soruyLa biLe karsıLaşabiLirsin.
  İki ucu keskin bıçaktır bu işin.
  YaptıkLarınLa değiL yapmadıkLarınLa yargıLanırsın her zaman.
  Bu mahkemede hafifLetici sebepLer
yoktur.
  İyi haLin cezanda indirim sağLamaz.
  Sen,"Ama senin için şunu yaptım" derken o,  "şunu yapmadın''   
diye cevap verecektir.
  Ve ne söyLesen karşıLığında mutLaka başka bir iddiayLa
karşıLaşacaksındır.
  ÜzüLme,  sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.
  ÖzLedin,  içtin, ağLadın, güLdün,  şarkıLar söyLedin, düşündün,
şiirLer yazdın.
  "Peki o ne yaptı" deme.
  Herkes kendinden sorumLudur aşkta.
  Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeLLer koyuyorsa bu
onun sorunu.
  Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikLiği biLdiği
  haLde tamamLamak için
uğraşmıyorsa sen ne yapabiLirsin ki onun için?
  Hayatı ıskaLama Lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o Lüksü
sonuna  kadar yaşasın.
  Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "AcıLara tutunarak"  yaşamayı
öğreneLi çok oLdu.
  Hem ne oLmuş yani,yaLnızlık o kadar da kötü bir şey değiL.
  Sen mutLuLuğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağLamadın ki....
  Epeydir eLine aLmadığın kitapLar seni bekLiyor.
  Kitap okurken de mutLu oLuyorsun unuttun mu?
  Kentin hiç görmediğin sokakLarında gezip yeni yaşamLara tanık
oLmak da keyif verecek sana.
  Yine içeceksin rakını baLığın yanında.
  ÜsteLik diLediğin kadar sarhoş olma
özgürLüğü de cabası....
  Sen yüreğinin sesini dinLeyenLerdensin ve biLiyorsun asLolan   
yürektir.
  Yürek sesi ne biLmeyenLer, ya da biLip de duymayanLar acıtsa da içini
  unutma;  yasadığın sürece o yürek var oLacak seninLe birLikte.
  Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu.
  ELbet bitecek güneşe hasret günLer.
  Ve o zaman kutupLarda yetişen  cıLız ve minik bitkiLer değiL,
güneşin çiçekLeri doLduracak  yüreğini...

  NAZIM HİKMET
« Son Düzenleme: 14 Mayıs 2009, 14:05:38 Gönderen: naz » Logged
03 Haziran 2009, 12:07:42
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #16 : 03 Haziran 2009, 12:07:42 »

GeLsene dedi bana
KaLsana dedi bana
GüLsene dedi bana
ÖLsene dedi bana

GeLdim
KaLdım
GüLdüm
ÖLdum

Nazım Hikmet
Logged
05 Kasım 2009, 11:58:48
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #17 : 05 Kasım 2009, 11:58:48 »




Çok yorgunum, beni bekLeme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
ÇınarLı, kubbeLi, mavi bir Liman.
Beni o Limana çıkaramazsın...
Logged
05 Kasım 2009, 12:02:22
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #18 : 05 Kasım 2009, 12:02:22 »




Kimi insan otLarın kimi insan baLıkLarın çeşidini biLir
ben ayrıLıkLarın,
kimi insan ezbere sayar yıLdızLarın adını
ben hasretlerin...
Logged
05 Kasım 2009, 12:08:11
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #19 : 05 Kasım 2009, 12:08:11 »

Tahir iLe Zühre MeseLesi

Tahir olmak da ayıp değil
Zühre olmak da..
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte
Yani yürekte.

Mesela bir barikatta dövüşerek
mesela kuzey kutbunu keşfe giderken
mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
« Son Düzenleme: 05 Kasım 2009, 12:10:06 Gönderen: naz » Logged
08 Aralık 2009, 18:49:58
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #20 : 08 Aralık 2009, 18:49:58 »



Bayram Gecesi..

Yalan…
Bir yalan kadar gerçek herşey.
Ya da bir yalan kadar hiçbirşey.

Yıllar önce para kazanmak için burdan gidişim.
Ve para dışında herşeyi kaybetmek kadar yalan.

Babamın öldüğü yalan!
Ve senden arda kalan bomboş bir ev kadar yalan.
Yalan, yalan…

Bayram sabahı ailece yapılan sabah kahvaltılarına özlemdi.
Kapıyı çalacak çocuklara bir gün evvelden hazırlanırdı hediye mendiller ve lokumlar.
Mahalle arasına kurulan seyyar lunaparklar, macunlar ve pamuk helvalar.
El öpenlere el öpenlerin çok olsun derdi büyükler.
Ama onların çok olmayacaktı el öpenleri.
Çünkü her geçen bayram biraz daha azalacaktı öpülen eller.
Ve her geçen bayram biraz daha azalacaktı biten dargınlıklar.

Bayram gelmiş kime ne anam garibem diye bir türkü duyulacaktı memleketten.
Ve bayram bile bayram olduğuna pişman olacaktı belki…
Ama yine de o türküyü dinleyerek eriyecekti yollar.
Gurbetten sılaya bir yolculuk değildi bizimkisi.
Bir ömürdü iki şehir arası, bir ömürdü iki ülke hatta iki dünya arası.
Hep bir gün bu hasret bitecek ve herkes köyüne geri dönecek diye süren,
Ama kimsenin hiçbir zaman köyüne dönemediği bir yolculuktu bizimkisi.
Ha bu gece bayram gecesi,
Ha her gece bayram gecesi.

Bu gece bayram gecesi.
Her taraf mavi, pembe, mor…
Bu gece bayram gecesi.
İçim içime sığmıyor.
Görünüyor suyun dibi,
Mahalle, komşular falan…
Her şey bıraktığım gibi.
Babamın öldüğü yalan!

Dilini ve dinini bilmediğimiz sabahlara uyanırım.
Yabancı yüzler görürüm yabancı sokaklarda.
Tanıdık acılar çeker, tanıdık sevdalar ararım.
Buralar hep soğuk, oralar değişmekte sanırım.
Hasret, acı ve sevda iki ülke arası.
Kapıkule’den sonrası düğün, bayram havası.
Yıllardır söyleyip durduğum hep,
Ben gurbette değilim anam, gurbet benim içimde şarkısı.

Düğünler ve bayramlar memlekete taşındı önce.
Sonra taşınmazlar arasına girdiler birer birer.
Ne düğünler ne bayramlar ne çocuklar ne de torunlar taşınır oldu.
Günden güne, yavaş yavaş eridi birgün memlekete dönebilme derdi.
Ve yıllar geçti aradan,
Adamın biri yıllar önce çocukluğunda bırakıp gittiği memlekete geri geldi.
Ama hali garipti.
Dönüp de bulmamak vardı seni.
Buralardan gitmiş olacağın aklımdaki son ihtimaldi.
Son ihtimaldi adresinin değişikliği.
Şaka mıydı, kader miydi?
Neden bomboş evimiz şimdi?

Bu gece bayram gecesi.
Her taraf mavi, pembe, mor…
Bu gece bayram gecesi.
İçim içime sığmıyor.
Görünüyor suyun dibi,
Mahalle, komşular falan…

Nazım Hikmet
Logged
15 Ocak 2010, 20:24:22
naz
Ziyaretçi
« Yanıtla #21 : 15 Ocak 2010, 20:24:22 »


Logged
Sayfa: 1 [2] |   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
SOHBET PUANLI OKEY OKEY OYNA
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.1 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu