| 22 Ekim 2008, 01:10:25 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« : 22 Ekim 2008, 01:10:25 » |
|
Annesinin kucağında bir çocuk, ‘o’ anda bulunduğu yere merak ve korkuyla karışık bir duygu içinde bakıyor. Mekan yabancı değil ama ona değişik görünüyor. Muhtemelen tanıdığı o mekanın, yani evinin yıkıldığını bilmiyor. Ayrıca ışık ‘o’ anda İsrail Ordusu’nun geride bıraktıklarını, evi yıkılan anneyle kucağındaki çocuğu tercih ederek, Filistin gerçeğini ortaya koyuyor. Ve Refah Mülteci Kampı’nda ‘o’ anda ışık sanki utanıyor, içeriye girmiyor. Sanki yuva kavramına değinmek istemiyor. Fotoğraf, Filistin'de İsrail askerlerinin gerçekleştirdiği Refah Operasyonu sırasında, delik deşik olmuş onlarca evden birinin kapısında çekildi. Kapıyla bütünleşmiş bu bakış, yıllardır şiddet, terör ve savaşla bütünleşen Filistin halkının dramını anlatıyor. Bu çocuk, ‘o’ anda dış dünyayı, karşı karşıya kaldığı gerçeklerin arasından görebiliyor. Dış dünya DA zaten onları bu gerçeklerin arasından seyrediyor. Yıllardır süren savaşlar, üstüne üstlük kuraklık yüzünden Afganistan'da açlık hüküm sürüyor. Birleşmiş Milletler'e bağlı Dünya Gıda Programı, Afganistan'da beslenme konusunda anneleri eğitiyor, çocukların gelişimini izliyor. Başkent Kabil'de çekilen bu ‘o’ anda da, Dünya Gıda Programı’nın uygulaması gereğince bir çocuk tartılıyor. Bu alet, insanları tartmak için yapılmamış ama yine de ünlü tartı firmasının şaşmaz baskülü gerçeği olduğu gibi gösteriyor. Bu çocuk, olması gereken ağırlığın çok altında, 12 buçuk kilo geliyor. Fotoğraf Sri Lanka'dan. Deniz, güneş ve kumsal, yani herşey çok güzel görünüyor. Ve bu muhteşem sahilde yürüyen Sri Lankalı bir kadın... Aslında Sri Lanka'da herşey böyle göründüğü gibi güzel değil. Bu denizde, Tamil Gerillaları ile hükümet güçleri arasında çok çatışmalar oldu. Deniz yoluyla silah kaçakçılığı bu güzel denizi kana buladı.. Nevada Çölü'nde elde edilen bu ‘o’ an, 1986'dan bu yana her yıl düzenlenen Yanan Adam Festivali'nden bir kare. Her yıl buraya akın eden yaklaşık 20 bin Amerikalı'dan biri var bu fotoğrafta. ‘O’ an, gündemdeki filmi, ''İsa'nın Çilesi''ni çağrıştırıyor. Çöldeki kum fırtınası sırasında Hazreti İsa gibi yarı çıplak bir halde ellerini açmış, adeta çarmıha gerilişi simgeliyor fotoğrafta. Ve güneşe karşı, önündeki su şişesiyle fırtınada kendi çilesini dolduruyor gibi. Bu fotoğrafla Reuters fotoğrafçısı, 2004 New York Basın Fotoğrafları Yarışması’nda birincilik ödülüne layık görüldü. Kadiatu 3 yaşında. Afrika ülkelerinden Sierra Leone’de yaşıyor. Doğumundan itibaren başta ishal olmak üzere bir yığın önlenebilir, tedavi edilebilir hastalıkla boğuşuyor. Save the Children adlı kuruluş zengin ülkeleri Afrika’daki çocuk sağlığı sorunları için fazla para tutmayan yardıma çağırıyor. “Küçük yardımlar” deniyor. “Küçük yardımlar, Afrika’daki yaygın çocuk sağlığı sorunlarını halledebilir.” Kadiatu da ‘o’ anda bakışlarıyla bilmeden bu çağrıyı tekrarlıyor. (Associated Press / Namvula Rennie) Afganistan’da Kabil’deki bir çay evinde baba ve kızı... Baba, kızının tatlılığından ve foto muhabiri Rodrigo Abd’ın ilgisinden hoşnut ve gururlu. Işıksa hoş bir sürprizle çocuğun ‘o’ ana ağırlığını koyan masumiyetini okşuyor. Sonuçta ilahi tablolardakine benzer bir ortam oluşuyor. (Associated Press / Rodrigo Abd) Afganistan’da Taliban rejiminin yıkılmasından sonra umutla ülkelerine dönüp, büyük çoğunluğu hayal kırıklığı yaşayan 4 milyon mülteci var. Kabil yakınlarındaki küçük bir mülteci kampında portakal dağıtılmış. AP Ajansı’ndan Rodrigo Abd’ın çektiği fotoğrafta portakallar ‘o’ anda nasıl da göze batmış. Acaba sebebi renkleri miymiş? Yoksa portakallar oraya, o çocuklara ve ‘o’ ana yabancı da ondan mıymış? (Associated Press / Rodrigo Abd) Fotoğraf, Nijer'in Tahoua kentindeki bir acil beslenme merkezinde çekildi. Ülkede kuraklık yüzünden 3 milyon 600 bin kişi açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Eğer acil yardım yapılmazsa on binlerce çocuğun yetersiz beslenme yüzünden öleceği bildiriliyor. Anne Fatou Ousseini, bakışlarına yüklediği bu gerçekleri sanki ?o? anda dillendirmeye çalışıyor. Sanki tam da ?o? anda, 1 yaşındaki kızı Alassa açlık ve hastalıktan erken yaşlanmış elleriyle annesinin dudaklarını donduruyor. 1 yaşındaki elin görmüş geçirmiş çaresizliğinde ''Söylemene gerek yok. Nasıl olsa pek fazla kulak asmayacaklar'' yazıyor. (Finbarr O'Reilly / Reuters)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 22 Ekim 2008, 01:20:38 Gönderen: naz »
|
Logged
|
|
|
|
| 22 Ekim 2008, 01:16:53 |
|
ApocaLypse
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #1 : 22 Ekim 2008, 01:16:53 » |
|
Emeğine sağLık.. mükemmeL payLaşım “VE İNSAN” hakkında... NTV, habere hayat veren insan öykülerini ekrana getiriyor. Oğuz Haksever’in sunduğu “Ve İnsan”da, yanı başımızdan gelip geçen, dikkat etmediğimiz ve kameralara yansıyan insan öyküleri aktarılıyor.
Hayatın içinden insan manzaralarının yer aldığı programda her şeye rağmen yaşamaya çalışanlar, farklılık arayanlar, yaşamın ağır yükünü taşıyanlar, hafta içi her gün gündemde kendine yer bulanlar, savaşın mağdurları, insani yardım çalışmaları ve insan öyküleri ekrana geliyor.
Programın “Günün Fotoğrafı” adlı bölümünde yaşayan dünyadan objektiflere yansıyan ve ajanslardan haber merkezlerine düşen günün ilginç insan fotoğrafları sunuluyor.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 22 Ekim 2008, 01:21:17 Gönderen: ApocaLypse »
|
Logged
|
|
|
|
| 22 Ekim 2008, 01:50:41 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #2 : 22 Ekim 2008, 01:50:41 » |
|
TeşekkürLer ApocaLypse..senin de emeğinLe daha da anLam kazandı..
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 22 Ekim 2008, 01:52:48 Gönderen: naz »
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
| 24 Ekim 2008, 03:22:28 |
air
Jr. Member
 
Offline
Mesaj Sayısı: 54
masum değiliz!..
Üyelik Bilgileri
|
 |
« Yanıtla #5 : 24 Ekim 2008, 03:22:28 » |
|
Ne dersiniz? Rönesans ustalarının tabloları gibi tanımımıza katılır mısınız? Işığın başörtüsünün kıvrımlarında dolaşırken ‘o’ anda hüzne hakkını vererek bıraktığı izlerden yüzdeki ve gözdeki gölgelere, menevişlere kadar tablo izlenimi veren bir fotoğraf. AP foto muhabiri Thomas Munita, Pakistan’da, Keşmir’de bu fotoğrafı çekerken deprem yüzünden evsiz kalan genç kız ateşin başında ısınmaya çalışıyordu. Öylesine bir saflık ve güzellik anı oluşuyordu ki, yüzündeki is lekesi bile ‘o’ anda utanıp siniyordu. Aslında ‘o’ anda ışık, yokluğun, zorluğun, güzelliğin, saflığın, arayışın, sorgulamanın, merakın tablosunu oluşturmaya çabalıyordu. Tomas Munita da bütün bunların buluştuğu anı yakalıyordu. (Associated Press / Tomas Munita) bende bi katkıda bulunmak istedim emegine saglık nazcım bu fotolara bakıp halimize sukur etmek lazım ki sadece fotolara bakıp bunu diye biliyoruz 'o an' ı yasamayı bile dusenemiyorum.... paylasımın icin tskler nazcım...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 24 Ekim 2008, 03:28:21 Gönderen: air »
|
Logged
|
Kimileri gittiği yeri kimileri terk ettiği yeri mutlu eder... 
|
|
|
| 24 Ekim 2008, 23:12:02 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #6 : 24 Ekim 2008, 23:12:02 » |
|
emeğine sağLık air.. güzeL bir "o an " yakaLamışşsın..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Kasım 2008, 01:17:44 |
|
ApocaLypse
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #7 : 26 Kasım 2008, 01:17:44 » |
|
NBA'den bir 'o' an. Denver'daki maç arasında Golden State Warriors Takımı’nın gösteri ekibinden Dunk Squad potaya doğru uçuyor. Topu öteki bacağından da geçirecek sonra potaya dönüp smaçlayacak. Gerçi bu yüksekliğe trambolin sayesinde ulaşıyor ama yine de bu 'o' an, basketbolda becerinin hangi düzeye ulaştığını gösterebiliyor.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 13 Ocak 2009, 16:54:32 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #8 : 13 Ocak 2009, 16:54:32 » |
|
Bir zamanlar Bulgaristan’da bir Kral, yeni kralı bulup öldürmek için ülkedeki bütün yeni doğan çocukların öldürülmesi emrini vermiş. Çocuk sahiplerinden biri de evladını koruyabilmek için bir horoz kesip kanını evinin kapısına sürmüş. Böylelikle oğlunu kurtarmış. Gelenek bu efsaneden geliyor. Bulgaristan’da her 2 şubat günü inananlar, küçük erkek çocuklarının sağlıklı olması için horozlarını kesiyor. ‘O’ anda bir baba, oğlunun sağlığına horozu vahşi bir yöntemle kurban etmeye hazırlanıyor. Horozun gölgesi de bu efsane ve geleneğe hala itiraz ediyormuş gibi görünüyor. (Associated Press / Petar Petrov) Haber ajansları servise koydukları fotoğraflarla birlikte kısaca haberi de yazarlar. Hindistan’da Virar kentinde çekilen bu fotoğrafın arka planında çatışma, felaket ya da başka bir sorun yoktu. Oğuz Haksever, ‘o’ anı kavrayabilmek için araştırma da yaptı. Virar kentinde yakın geçmişte de çok önemli bir olaya rastlamadı. Bir buçuk yaşındaki Hardhik’in önemsiz sorununun haberiydi bu.Yıkanması için bir kovaya konmuş, bundan hoşnut olmamış ve ağlamaya başlamıştı. Bu şirin görüntünün cazibesine kapılıp etrafında toplananların gölgeleri arasında küçücük korkusu isyanı ve hiddetinin doruğunda yani tam da ‘o’ anda fotoğraflanmıştı. Habere, hatta ‘o’ ana hiç davetli değildi ama galiba gözlerindeki ışık kalabalığının içine yoksulluk da karışmıştı. (Reuters / Adeel Halim) Haiti... O sırada Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne mensup Brezilyalı askerler yiyecek dağıtıyordu. Asker her an düşürebilir endişesiyle tedirgin küçük kıza eşlik ediyordu. Çocuğun gözleri, yiyecekler daha kucağındayken doymaya başladığını anlatıyordu. Ama ‘o’ anda yiyecek için sıra bekleyenlerin bakışlarına da dikkat etmek gerekiyordu. İki dilim ekmek, bir kutu yoğurt ve naylon poşette plastik kaşıkla tuz. Bunlar küçük kızın hayallerindeki gıdadan daha ağır oluyordu. Üstelik ötekilerin bakışları iki dilim ekmek ve bir ktu yoğurdu daha da ağırlaştırıyordu. (Associated Press / Ariana Cubillos) Fransa'da Paris'in banliyölerinden birinde, o beldede yaşayan Afrikalı göçmen çocuklar, kendilerini ikna için yanlarına giden belediye başkanını dinliyor. Düşünceli, mahzun, pek de güvenmeyen ve öfkeyi zaptetmeye çalışan gözler, ayrı ayrı sessiz yanıtlar gönderiyor. Ve ‘o’ anın bütününe yansıyan bir durum, çocukların karanlıktan çıkıp gelen yüzleri, Fransa'nın bu günlere kadar sorunu görmezden gelişini anlatıyor. (Associated Press / Michel Spingler)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 13 Ocak 2009, 17:01:57 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #9 : 13 Ocak 2009, 17:01:57 » |
|
FiListin-GöL
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 13 Ocak 2009, 17:09:28 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #10 : 13 Ocak 2009, 17:09:28 » |
|
Acı dolu resimleri var gözlerimin önünde yaşamın. Küçük çocuk aç susuz arkasında akbaba… Afrika orası, acının tam ortası. Bir resim ve Pulitzer ödüllü. Çocuğa ne oldu bilinmez. Acı dolu resimleri var gözlerimin önünde yaşamın. Bir adam gazeteci, insan, karnı tok Afrika orası acının tam ortası. Bir resim ve Pulitzer ödüllü. Adama ne oldu biliyoruz.Acı dolu bir sürü resim yaşamda. Çocuk millerce sürünür zayıf çelimsiz. Adam resmini çeker ve sonuç Pulitzer ödülü. Çocuğa ne oldu bilinmez. Adama ne oldu biliyoruz.Yaşam dolu acılar var bir resimde. Adam çocuğu bırakır ortada. Çocuğa ne oldu bilinmez. Bir Pulitzer ödülü ve acı dolu bir resim. Adama ne oldu biliyoruz Depresyon ve intihar.
Acı dolu bir resim. Küçük Afrikalı bir çocuk. Bir Avrupalı gazeteci. Pulitzer ödüllü bir akbaba.
(alıntıdır.)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 13 Ocak 2009, 17:17:28 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #11 : 13 Ocak 2009, 17:17:28 » |
|
National Geographic fotoğrafçısı Rendy Olson'un Sudan’da çektiği bir ‘o’ an. Sudanlı çocukların ne kadar zor bir yaşam sürdüklerini anlatmaya yeten bir fotoğraf. Yiyecek bulmakta güçlük çeken bu çocuklar, vücutlarını ve başlarını bir gelenekten dolayı böyle çamurla kaplamamışlar. Asıl neden çaresizlikleri, çünkü saçlarındaki bitlerden ancak bu şekilde kurtulabiliyorlar
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
| 17 Ocak 2009, 14:52:40 |
|
zaman
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #13 : 17 Ocak 2009, 14:52:40 » |
|
 Çocuğun adı Nesrin… Filistinli… El Halil’deki Fawar Mülteci Kampı’nda İsrail Ordusu’nun yaptığı bir operasyon sırasında evinin damındaymış. İsrail askerlerinin açtığı ateş sırasında plastik mermilerden biri yüzüne isabet etmiş. O sırada İsrail Ordusu sıhhiyesi çocuğa ilk müdaheleyi yapıyor. Mermi bir kere gidip vurmuş. Ama ‘o’ an, Nesrin’in hala yaralanmaya devam ettiğini göstermiş. (Associated Press / Nasser Shiyoukhi) Bakın bakalım; o çocuğun gözlerinde ne görüyorsunuz? Kaçırmayın gözlerinizi. İnsanlığın öldüğü bir noktada o küçük kız bize ne anlatmak istemiş olabilir? Sizler küçük sorunlarınızı büyütüp sızlanırken ben ölümü gördüm siz ne diyorsunuz mu? demek istemiştir. Kanlar içindeki yüzü, yüzsüz dünyaya ibret olsun diye mi bakmaktadır insanlığa? Sahi bize ne oldu böyle? O kızı kendi çocuğumuz, kardeşimiz yerine koyamıyor muyuz? Karşı komşunun adını bilmeyen bir insanlık kilometrelerce uzaktaki o küçük kızın gözlerindeki anlamı anlayabilir mi? Filistin değil ölen, biz ölüyoruz? Ruhumuz ölüyor, insanlığımız ölüyor... Biz hala seyrediyoruz. Yaralanan sadece Nesrin değil, tüm insanlık...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 15 Şubat 2009, 21:51:24 |
|
naz
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #14 : 15 Şubat 2009, 21:51:24 » |
|
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 15 Şubat 2009, 21:54:11 Gönderen: naz »
|
Logged
|
|
|
|
|